Hayvanları Koruma Günü

Hayvanları Koruma Günü

Tarih 03 Ekim 2014, 23:09 Editör Özgür PAZARLI

Hayvanlara verilen değer ulusal ve insani gelişim kriterlerinden birisidir
4 Ekimde dünyaya sadece onların gözünden bakın, ve bu dünyanın hem
insanların, hem hayvanların ortak yaşam alanı olduğunu unutmayın.

4 EKİM DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ

 

Hayvanlara verilen değer ulusal ve insani gelişim kriterlerinden birisidir

4 Ekimde dünyaya sadece onların gözünden bakın, ve bu dünyanın hem  

insanların, hem hayvanların ortak yaşam alanı olduğunu unutmayın.

 

         Hayvan dostları ilk kez İngiltere'de 1822 yılında bir araya geldiler. Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma Birliği'ni kurdular. Dernekler birleşerek Hollanda'nın başkenti Lahey'de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu'nu oluşturdular. 1931 yılında toplanan bu kuruluş 4 Ekim'i Hayvanları Koruma Günü ilan etti.

Hayvanları Koruma Günü’nün amacı; hayvanlara karşı sevgi ve acıma duyguları uyandırmak, onları korumak ve haklarına saygı duyulmasını sağlamaktır. Hayvan sevgisi, insandaki yardımlaşma, iyilikseverlik ve sevgi gibi duyguları geliştirir.

Tüm canlıların yaşam hakkına destek vermek sürdürülebilir bir çevre ve gelecek için zorunluluktur. Dolayısıyla hayvan haklarına sahip çıkmak bir hobi ya da duygu meselesi olarak görülmemeli, dünyanın yalnız insanlar tarafından yaşanacak bir yer olmadığı, tüm canlılar için var olan doğal yaşam alanlarının korunması gerektiği ve hayvan sağlığının insan sağlığının önemli bir güvencesi olduğu unutulmamalıdır.

         Hayvanlarda eko sistemin bir parçası olarak algılanmadıkça, 4 Ekim gibi belirlenen sembolik tarihler  anlamsız kalacaktır. Sadece bu gün değil 364 gün hayvanların korunması ve sağlıklı bir çevrede denge içinde yaşaması için mücadele etmeliyiz. Bazı insanlar hayvanları sevmeyebilirler ama en azından onların da bir can taşıdığını ve yaşamaya hakları olduğunu kabul edip saygı duymalarını istiyoruz.

         Bir ülkede hayvan haklarının durumu o ülkede insan haklarının da durumunu gösteren ölçütlerden biri olarak kabul edilir. Aynı zamanda hayvan hakları insanların kişisel ve sosyal haklarıyla da yakından alakalıdır. ‘Bir ulusun büyüklüğü ve ahlaki gelişmişliği hayvanlara verdikleri değere göre ölçülmektedir.  

         AB ülkeleri 1996 da yayınladığı direktifle hayvanları mal statüsünden çıkartıp hissedebilir varlıklar olarak kabul etmiştir. Ülkemizde 26.04.2004 tarihinde 5199 sayı ile Hayvanları Koruma Kanunu kabul edilmiştir ve bu kanunun kabulü, Ülkemizin çağdaş Dünya’da yer aldığının bir göstergesidir.

Ancak bu kanun altı yıldır yürürlükte olmasına rağmen önemli gördüğümüz birkaç hususu sizlerle paylaşmak istiyorum:

1. Yürürlükteki mevzuat ve uygulamalar hayvan hakları ihlallerini kabahat olarak değerlendirip  ceza olarak idari para cezalarını öngörmektedir. Bazı ihlaller idari para cezası uygulanabilir. Ancak cana kıymaya kadar varan suçların mutlaka ceza kanununda yer alması ve caydırıcı olması sağlanmalıdır.

2. Kanunun uygulamasını yapacak Orman ve Su İşleri Bakanlığının konu ilgili bir alt yapısı mevcut değildir. Kanun TBMM’nde görüşülürken bu durum hiç dikkate alınmamıştır. Bakanlığın merkez ve taşra örgütlenmesi orman hizmetleri ağırlıklıdır; personel istihdamı ve iş planlaması da bu hizmetler göz önüne alınarak yapılmaktadır. Hayvanları Koruma Kanunu, Bakanlığa yeni ve bünyesine uygun olmayan görevler yüklemiştir. Bakanlığın bu yapısı ile bunun üstesinde gelmesi mümkün görülmemektedir. Kanunun getirdiği görevler veteriner hekimlerin uğraşı alanlarına girmektedir. Bakanlık bu görevi ile ilgili merkez ve taşra örgütlenmesini en kısa zamanda tamamlamalıdır.

3. Kanunun omurgasını teşkil eden sahipsiz sokak hayvanlarının rehabilitasyonunu yapacak olan belediyelerin konu ile ilgili almaları gereken çok mesafe bulunmaktadır. Her şeyden önce belediyelerde Veteriner İşleri Müdürlüklerinin kurulması ve mevcut olanlarının sayılarının arttırılması gerekmektedir. Sokak hayvanlarına bakış açılarını ve onların yaşam hakları olduklarına kendilerini inandırmaları, ona göre bütçe, personel, araç-gereç tedarik etmeleri ve uygun bir alt yapı oluşturmaları gerekmektedir. Bu konuda belediyelerde çalışan veteriner hekimlere büyük görev düşmektedir. Bunun için belediyelerde isteğe bağlı bırakılan veteriner hekim idari yapılanması mecburi hale getirilmelidir.

4. 5199 sayılı kanunda gördüğümüz önemli konulardan biri de bazı ırkların tehlikeli olarak kabul görmesi ve onları beslemeye devam eden sahiplerine hapis cezası getirmesidir. Yasada tehlikeli ırk olarak belirtilen ırklar ülkemizde yapılmış hiçbir istatistikî bilgiye dayanmadan İngiltere’den kopya edilmiştir. Ancak ülkemizdeki köpek ırkı profiline bakıldığında bu ırkların seçilmesinin ne yazık ki tamamen bilim dışı olduğunu üzülerek görmekteyiz. Yine bu kanunda yer alan “tehlikeli ırk” kavramını kabul etmiyor, hiçbir ırkın doğuştan agresif olmadığını, insanlar elinde ya kötü niyetle ya da bilinçsiz şekilde hatalı olarak eğitilen ve güçlü olan her köpeğin tehlikeli olabileceğini savunuyoruz. Bu ırkları yasa gereği bırakan kötü niyetli kişilerin Türk Çoban köpeklerini ya da başka köpeklerimizi alıp dövüşlerde kullanacağını ve bu ırklarımızın geleceğini tehlikeye atacaklarını biliyor ve ilgililerin dikkatini bu noktaya çekmek istiyoruz.

Sahipsiz hayvanların problemlerinin çözülmesi amacıyla 81 ilde Hayvan Koruma Kurulları oluşturularak, Cumhuriyet tarihinde ilk defa 2009 yılında "kısırlaştır-aşılat-yaşat" kampanyasıyla Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından en çok ihtiyaç olduğu belirlenen 28 kente ödenek gönderilmiştir. Bu çalışma ile ödenek sıkıntısını bahane göstererek sahipsiz hayvanlar konusunda önlem almayan Belediyelerin bahaneleri kalmamıştır. İlimize de 2 yıl boyunca kısırlaştırma ödeneği gönderilmiş daha sonra bu ödenek kesilmiştir. Sokak hayvanları sorununun çözümü için Belediyelerin ihtiyaç duyduğu kısırlaştırma ödeneği gönderilmeye devam edilmelidir.

Biz Veteriner Hekimler hayvanların sağlığı kadar onların yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi konusunda da etkin ve yetkin olduğumuzun bilincindeyiz. Bizler Veteriner Hekimler olarak sahipsiz hayvanların kısırlaştırma , aşılama ve rehabilitasyon çalışmalarında üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye devam ediyoruz, yeter ki  yerel yönetimler sorunun çözümü için istekli olsunlar.

         Bu yıl 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kurban bayramına denk gelmektedir. Halkımızın kurban bayramını şimdiden kutluyor , kurban ibadetinin ruhuna uygun bir şekilde yerine getirilmesi , hayvanlara eziyet etmeden , hayvan refahı kurallarına uygun bir şekilde ehil kişiler tarafından hayvana en az acı verecek şekilde kurban kesimlerinin yapılmasını diliyor, toplum vicdanını rahatsız eden insanlık ve müslümanlık dışı olumsuz görüntülerin önlenmesi için, ilgili tüm kurumların ciddi biçimde önlem alması ve  denetimlerin artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bütün hayvan severlerin ve can dostlarımızın 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nü kutluyoruz.

 

Giresun Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Derviş KARA

Bu haber 1377 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Basında Odamız

24 Kasım Öğretmenler Günü

24 Kasım Öğretmenler Günü Bir topluluk, ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere,öğretmenlere muhtaçtır.Onlardır ki, toplumu gerçek bir ulus h...

10 Kasım Mesajı

10 Kasım Mesajı Cumhuriyetimizin kurucusu, yurdumuzun kurtarıcısı, büyük devlet adamı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü sonsuzluğa ...


Gelişmiş Arama
  •  
  •  
  •  
  • Bug?n haber eklenmedi.
  • Son 7 g?n haber eklenmedi.
  • Bu ay haber eklenmedi.

              

ANKET

Parakende et fiyatlarının düşmesi için ne yapılmalı ?







Tüm Anketler

Reklam   -   İletişim   -   Kurumsal   -   Gizlilik İlkeleri
Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Yazılım : Mydesign Destekleyen : Giresun Haberci
RSS facebook twitter stumble